Erta Denetim
Bülten
25 Eylül 2026
Haftalık Ekonomi Bülteni 21.09.2026 - 25.09.2026
SAYI 2026/8
Dönem: 21–25 Eylül 2026 · Piyasa kapanışı: 25 Eylül 2026
BIST-100 haftayı düşüşle kapattı
BIST-100 endeksi haftayı 12.899,35 puanla tamamladı; önceki Cuma kapanışı olan 13.284,42 puana göre %2,90 değer kaybetti.
TCMB rezervlerinde 4,3 milyar dolarlık gerileme
TCMB'nin 18 Eylül haftasına ait toplam rezervleri 174,4 milyar dolara indi (önceki hafta 178,7 milyar dolar); brüt döviz rezervlerindeki 5,6 milyar dolarlık düşüş, altın rezervlerindeki 1,3 milyar dolarlık artışla kısmen dengelendi.
Reel sektörün döviz açığı büyüyor
Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz açık pozisyonu Temmuz 2026'da 210,8 milyar dolara yükseldi; Haziran'a göre 5,0 milyar dolarlık artışın kaynağı döviz yükümlülüklerindeki büyümenin döviz varlıklarındaki artışı aşmasıdır.
OECD, Türkiye büyüme tahminini düşürdü
OECD'nin 23 Eylül'de yayımladığı Ara Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'nin 2026 büyüme tahmini Haziran'daki %3,1'den %2,7'ye düşürüldü; 2026 yılı enflasyon tahmini %31,5 olarak açıklandı.
USD/TRY
48,8780
▲
Önceki: 48,6992 · %0,37
EUR/TRY
55,6880
▼
Önceki: 55,8986 · %0,38
BIST-100
12.899,35
▼
Önceki: 13.284,42 · %2,90
TCMB POLİTİKA FAİZİ
%37,00
━
10 Eylül 2026 PPK kararı; bu hafta toplantı yok
GÖSTERGE TAHVİL (2Y)
%36,86
▲
Önceki: %36,78 · +8 bp
BRENT PETROL (USD/VARİL)
104,32
▲
Önceki: 103,87 · %0,43
ALTIN (USD/ONS)
4.260,06
▼
Önceki: 4.378,17 · %2,70
ALTIN (TL/GRAM)
6.731,05
▼
Önceki: 6.824,26 · %1,37
TCMB TOPLAM REZERVİ
174,41 mlr $
▼
Önceki: 178,72 mlr $ · %2,41
▲ arttı (yeşil) · ▼ azaldı (kırmızı) · ━ değişim yok (gri). Ok ve renk yalnızca göstergenin kendi yönünü belirtir, ekonomik olumluluk ifade etmez.
Kaynak notu: Panodaki veriler, her piyasanın kendi kapanış veya ölçüm saatini esas alır. USD/TRY ve EUR/TRY için TCMB resmî döviz kurları esas alınmıştır. BIST-100 kapanışları Anadolu Ajansı'ndan, gram altın (Kapalıçarşı kapanışı) BloombergHT'den; 2 yıllık gösterge tahvil, Brent petrol ve ons altın (uluslararası seans kapanışı) investing.com'un kapanış (historical data) tablosundan derlenmiştir — bu kalemlerin resmî bir Türkiye kaynağı bulunmamaktadır. TCMB rezerv verisi Merkez Bankası'nın kendi açıkladığı rakam olup Anadolu Ajansı üzerinden derlenmiştir.
Ons altındaki %2,70'lik düşüşün, TL'nin aynı hafta dolar karşısında %0,37 değer kaybetmesiyle birlikte TL bazındaki mekanik karşılığı yaklaşık %2,34'tür; gram altın ise %1,37 düşmüştür. Kalan fark, ölçüm anı farkı (uluslararası seans kapanışı / Kapalıçarşı TSİ ~18:00), kur ölçümünün zamanlaması ve Kapalıçarşı fiyatlamasındaki yerel prim gibi unsurların birlikte etkisini yansıtmaktadır.
TCMB'nin 22 Eylül'de yayımladığı Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri verisine göre reel sektörün net döviz açık pozisyonu Temmuz 2026'da 210,8 milyar dolara yükseldi; Haziran'a kıyasla 5,0 milyar dolarlık artışın kaynağı döviz yükümlülüklerindeki 7,3 milyar dolarlık büyümenin döviz varlıklarındaki 2,3 milyar dolarlık artışı aşmasıdır. Kısa vadeli net döviz pozisyonu ise 2,2 milyar dolar azalışla 4,4 milyar dolara geriledi.
YORUM Net döviz açığındaki büyüme, kur riskine açık firmalarda kur farkı gider ve gelir kalemlerinin kurumlar vergisi matrahına etkisini önümüzdeki dönemde daha görünür kılabilecek bir seviyededir.
23 Eylül'de yayımlanan sektörel enflasyon beklentilerinde 12 ay sonrası için piyasa katılımcıları %23,70, reel sektör %32,50, hanehalkı %45,60 öngörüyor; aynı gün açıklanan finansal hizmetler güven endeksi Ağustos'a göre 8,0 puan artışla 158,4'e yükseldi.
24 Eylül'de yayımlanan haftalık akım faiz istatistiklerine ilişkin BloombergHT aktarımına göre 18 Eylül haftasında TL mevduat faizi, TCMB'nin %37'lik ağırlıklı ortalama fonlama maliyetiyle aynı düzeyde %37 olurken TL ticari kredi faizi %41,1 oldu. Buna göre ticari kredi faizi, hem fonlama maliyetinin hem de mevduat faizinin yaklaşık 4,1 puan üzerinde seyretti.
Aynı gün yayımlanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre yabancı yatırımcılar 18 Eylül haftasında hisse senedinde 109,8 milyon dolar, borçlanma araçlarında yaklaşık 116 milyon dolar net satış yaptı; bir önceki hafta hisse senedinde 277,7 milyon dolar, borçlanma araçlarında 151 milyon dolar net alım görülmüştü. Haftalık rezerv verilerinde TCMB'nin toplam rezervleri 4,3 milyar dolar azalarak 174,4 milyar dolara geriledi; brüt döviz rezervleri 5,6 milyar dolar düşüşle 62,8 milyar dolara inerken altın rezervleri 1,3 milyar dolar artışla 111,6 milyar dolara yükseldi.
YORUM Mevduat faizinin TCMB'nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetiyle aynı düzeyde bulunduğu bir haftada ticari kredi faizinin 4,1 puan yukarıda kalması, kredi fiyatlamasında kredi riski primi, vade yapısı ve banka marjı gibi unsurların birlikte rol oynadığına işaret ediyor.
TÜİK'in 22 Eylül'de yayımladığı Tüketici Güven Endeksi Eylül'de 91,9'a çıkarak Ağustos'a göre 1,1 puan arttı. 24 Eylül'de yayımlanan sektörel güven endekslerinde hizmet sektörü endeksi 111,9 ile değişmedi, perakende ticaret endeksi %1,1 artışla 111,3'e çıktı, inşaat sektörü endeksi ise %0,2 azalışla 83,0'a geriledi.
YORUM Tüketici ve perakende endekslerindeki artışa karşın inşaat sektöründeki hafif gerileme, sektörler arası güven görünümünün henüz tek yönlü bir toparlanmaya işaret etmediğini gösteriyor.
BDDK'nın 24 Eylül'de yayımladığı haftalık bankacılık sektörü verilerine göre 18 Eylül haftasında mevduatlar 388,1 milyar TL artışla 32,55 trilyon TL'ye, takipteki alacaklar 9,3 milyar TL artışla 876,5 milyar TL'ye, özkaynaklar 61,6 milyar TL artışla 6,06 trilyon TL'ye yükseldi; tüketici kredileri 23,9 milyar TL, kredi kartı alacakları ise 57,2 milyar TL azaldı. Toplam krediler 32,1 milyar TL azalışla 28,24 trilyon TL'ye geriledi.
SPK'nın aynı gün yayımladığı haftalık bültende Kiler Holding'in 1,3 milyar TL, Ayes Çelik Hasır ve Çit Sanayi'nin 350 milyon TL tutarındaki sermaye artırımları onaylandı.
YORUM Takipteki alacaklardaki 9,3 milyar TL'lik artışın toplam kredilerdeki 32,1 milyar TL'lik gerilemeyle aynı haftada gerçekleşmesi, aktif kalitesi göstergelerinde dikkat çekici bir seyir olduğunu gösteriyor.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 34)
RG: 23 Eylül 2026, Sayı 33379 · Kurum: Hazine ve Maliye Bakanlığı (MASAK) · Yürürlük: 23 Eylül 2026 (yayımı tarihinde)
Tebliğ, BM Güvenlik Konseyi kararlarına konu kişi, kuruluş ve organizasyonlar hakkında 5549 sayılı Kanun çerçevesinde ivedilikle alınacak tedbirleri düzenliyor. Kararlar Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla MASAK'a iletiliyor; listedeki kişi ve kuruluşlarca yapılmak istenen işlemlerin yükümlülerce ivedilikle bildirilmesi ve ertelenmesi öngörülüyor. Yükümlü tanımı bankalar ve finans kuruluşlarının yanı sıra 5549 sayılı Kanun kapsamındaki diğer meslek gruplarını da kapsadığından, müşteri işlemlerinde liste taraması uyum süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline geliyor.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 5)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 33)
RG: 23 Eylül 2026, Sayı 33379 · Kurum: Hazine ve Maliye Bakanlığı (MASAK) · Yürürlük: 23 Eylül 2026 (yayımı tarihinde)
Basitleştirilmiş tedbirleri düzenleyen Sıra No: 5 Genel Tebliğ'in 2.2.7, 2.2.9 ve 2.2.11 maddelerindeki tutar eşikleri artırıldı: 10.000 TL'lik eşik 20.000 TL'ye, 25.000 TL'lik eşik 50.000 TL'ye, 2.750 TL'lik eşikler 5.500 TL ve 6.500 TL'ye, 1.000 TL'lik eşik 2.500 TL'ye yükseltildi. Eşikler yaklaşık iki ila iki buçuk katına çıkarıldığından, basitleştirilmiş tedbir uygulanabilecek işlemlerin kapsamı genişliyor ve bu eşiklerin altında kalan işlemlerde yükümlülerin uyum yükü azalıyor. Parasal eşik artışları, şüpheli işlem bildirimi ve risk bazlı diğer uyum yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor.
Kapsam notu: Bu hafta (21–25 Eylül 2026) içinde Resmî Gazete'de Vergi Usul Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu tebliğleri, Sosyal Güvenlik Kurumu düzenlemesi, Kamu Gözetimi Kurumu TFRS/TMS standardı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemesi, Türk Ticaret Kanunu değişikliği ile bağımsız denetime ilişkin bir düzenleme yayımlanmamıştır.
Bu hafta Türkiye için takvimli bir kredi derecelendirme değerlendirmesi bulunmuyordu. 2026 takviminde sıradaki değerlendirme S&P'nin 16 Ekim tarihli gözden geçirmesidir; Moody's ve Fitch yılın ikinci değerlendirmelerini Temmuz ayında tamamladı.
TCMB'nin 24 Eylül'de yayımladığı haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre yabancı yatırımcılar 18 Eylül haftasında hisse senedinde 109,8 milyon dolar, borçlanma araçlarında yaklaşık 116 milyon dolar net satış yaptı. Önceki hafta hisse senedinde 277,7 milyon dolar, borçlanma araçlarında 151 milyon dolar net alım gerçekleşmişti.
SPK'nın 16 Eylül tarihli bülteniyle onaylanan, Heidelberg Materials'ın Akçansa Çimento paylarına yönelik zorunlu pay alım teklifi 23 Eylül–6 Ekim 2026 döneminde uygulanıyor; teklif fiyatı, 1 TL nominal pay için 260,25 TL ile 5,627434 ABD dolarının TL karşılığından yüksek olanıdır. SPK, 21 Eylül'de Daiichi Elektronik'in halka arz amacıyla esas sözleşme değişikliğine ve kayıtlı sermaye sistemine geçişine izin verdi. Tahvil ihraçlarında İnfo Yatırım 2,3 milyar TL tutarında, QNB Finansbank ve Yapı Kredi ise yurt dışı piyasalarda sırasıyla 60 milyon ve 20 milyon dolarlık borçlanma aracı ihraç etti. Batıliman Liman İşletmeleri, planlanan birleşme sürecinden çekildi.
OECD'nin 23 Eylül'de yayımladığı Ara Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye'nin 2026 büyüme tahmini Haziran'daki %3,1'den %2,7'ye düşürüldü; 2027 büyüme tahmini Haziran'daki %3,8'den %3,6'ya indirilirken enflasyonun 2026'da %31,5, 2027'de %24,7 olması bekleniyor. Fed'in bir sonraki toplantısı 27–28 Ekim'de gerçekleşecek; bu hafta içinde Fed veya ECB'den bir politika faizi kararı açıklanmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül'de BM Genel Kurulu kapsamında New York'ta çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi.
SPK'nın 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine (Tera, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus, Pusula) ait 131 fon için aldığı tasfiye kararının uygulaması bu hafta netleşmeye başladı. Kurul, 21 Eylül'de duyurduğu 20.09.2026 tarihli ve 59/1710 sayılı kararla tasfiye usul ve esaslarının (A/8) maddesindeki azami tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkardı; gerekçe, fon portföylerinin piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesi olarak açıklandı ve sürecin koşullara bağlı olarak daha erken tamamlanabileceği belirtildi. 23 Eylül'de ise Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre tasfiye konusu fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı.
TCMB'nin 24 Eylül'de yayımladığı haftalık istatistiklere göre para piyasası fonlarının büyüklüğü 18 Eylül haftasında 2,14 trilyon TL'den 1,68 trilyon TL'ye indi; yaklaşık 456 milyar TL'lik (%21,4) gerileme, Mart 2025'ten bu yana en sert haftalık düşüş oldu. Aynı hafta bankacılık sektörü mevduatları 388,1 milyar TL arttı. Hafta genelinde yatırım fonları ortalama %2,36, emeklilik fonları %0,33 değer kaybederken para piyasası fonları %0,66 getiri sağladı.
Tasfiyenin ekonomik etkileri üç kanalda izleniyor. Likidite kanalında, 131 fonda pay alım-satımı durdurulduğundan yatırımcıların tasfiye kapsamındaki fon paylarına ilişkin likiditeye erişimi, portföyün nakde dönüştürülmesi ve tasfiye bakiyesinin dağıtılmasına kadar sınırlanıyor; azami sürenin 6 aya çıkarılması bu bekleyişi uzatabilirken varlıkların kısa sürede toplu satışla değer kaybetmesi riskini azaltıyor. Piyasa kanalında, fon portföylerindeki hisse senedi ve borçlanma araçlarının satışının zamana yayılması, bu varlıklar üzerindeki ani satış baskısını sınırlayabilir.
Güven kanalında ise para piyasası fonlarındaki çıkışın mevduat artışıyla aynı haftaya denk gelmesi, fon kanalından mevduata yönelim olasılığıyla uyumlu bir tablo çiziyor; ancak mevcut veriler bu geçişi doğrudan ölçmüyor. 23 Eylül itibarıyla tasfiye konusu fonların toplam portföy büyüklüğünün henüz hesaplanmadığı bildirildi.
YORUM Tasfiye fiyatları netleşene kadar, bu fonların paylarını elinde tutan şirketlerde söz konusu varlıkların dönem sonu değerlemesi belirsizliğini koruyor; para piyasası fonlarında aynı haftaya denk gelen sert çıkış ise etkinin tasfiye kapsamındaki fonların ötesine yayılmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor, ancak bu bağlantı mevcut veriyle doğrudan ölçülemiyor.
Bu bölümde, haftanın verilerini bir Yeminli Mali Müşavir gözüyle değerlendirerek risk yönetimi açısından görüş ve önerilerimi paylaşıyorum. Amaç, rakamların arkasındaki riski şirket gündemine taşımaktır.
Reel sektörün döviz yükümlülükleri ile döviz varlıkları arasındaki açık 210,8 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Şirketin döviz borcunu döviz gelirleri ve varlıklarıyla karşılaştıran basit bir tablonun her ay değerlendirilmesini öneriyorum. Açığın büyümesi, özellikle doğal veya finansal korunması yetersiz şirketlerde kur hareketlerinin kâr-zarar ve nakit akışı üzerindeki etkisini artırır. Bu nedenle kur riskinin yönetimi, şirketler açısından en öncelikli konuların başında yer alıyor.
Ticari kredi faizi %41 civarında ve TCMB'nin %37'lik ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yaklaşık 4 puan üzerinde seyrediyor. Önümüzdeki 6-12 ay içinde vadesi dolacak kredilerin şimdiden listelenmesi, yenileme koşullarının son güne bırakılmaması açısından önem taşıyor. Finansman maliyeti ile faaliyet kârlılığı arasındaki makasın düzenli olarak izlenmesi, bu farkın daraltılmasına imkân sağlar. Pahalı borcun kapatılmasında kullanılabilecek atıl nakit veya stok bulunup bulunmadığının gözden geçirilmesinde de fayda görüyorum.
17 Eylül'de 131 fonun tasfiye kapsamına alınmasıyla yaklaşık 455 bin yatırımcının bu fonlardaki paylarına erişimi, tasfiye tamamlanıp bakiye dağıtılana kadar (azami 6 ay) sınırlandı. Şirket nakdi değerlendirilirken getirinin yanında iki sorunun da sorulmasını öneriyorum: “İhtiyaç duyulduğunda paraya ne kadar sürede ulaşılabilir?” ve “Fonu kim yönetiyor, portföyünde neler var?” Nakdin farklı kurum ve araçlara dağıtılması, yüksek getiri vaadinden daha değerli bir güvence sunar. Tasfiye konusu fonlarda payı bulunan şirketlerin, tahsilat belirsizliğinin nakit akışına etkisini değerlendirerek gerekli önlemleri zamanında alması önem taşıyor.
Bankalardaki takipteki alacaklar artarken kredi hacmi daraldı; bu eş zamanlı hareket, tahsilat ve likidite koşullarının yakından izlenmesi gerektiğine dair bir sinyal olarak görülebilir. Müşterilerin ödeme alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi, geciken hesapların erken takibi ve büyük tutarlı, uzun vadeli satışlarda teminat alınması, riski sınırlamanın temel araçlarıdır. Müşterilerin konkordato veya finansal güçlük riskinin de mutlaka değerlendirilmesini öneriyorum; bir müşterinin yaşadığı güçlüğün şirketi de zor durumda bırakmaması için erken uyarı işaretlerinin izlenmesi belirleyici olur. Nakit sıkışıklığı dönemlerinde vadeli satış, hızla büyüyebilen bir risk kalemidir.
MASAK bu hafta iki tebliğ yayımladı. Bunlardan biri BM Güvenlik Konseyi yaptırım listelerindeki kişi ve kuruluşlarla yapılan işlemlere ilişkin tedbirleri düzenliyor, diğeri ise basitleştirilmiş tedbirlere ilişkin tutar eşiklerini artırıyor. İşlem yapılan tarafların tanınması artık yalnızca bankaların değil, her şirketin itibar meselesidir. Yeni ve büyük ölçekli ticari ilişkilerde karşı tarafın kimlik ve faaliyet bilgilerinin dosyalanmasının bir alışkanlık hâline getirilmesini öneriyorum. Vergi uygulamaları açısından da tedarikçilerin tanınması, bilgilerinin dosyalanması ve tedarikçi risk skorunun düzenli izlenmesi, vergi incelemelerinde karşılaşılabilecek risklere karşı şirkete önemli bir koruma sağlar.
HAFTANIN CÜMLESİ
İyi bir kaptan yalnızca gemisini değil, denizi ve havayı da okur; şirket yönetiminde de risk, içeriden olduğu kadar dışarıdan gelir.
Bu bülten yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; içerdiği veriler resmî kurum ve onaylı ikincil kaynaklardan derlenmiştir, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.
Muhsin GÜNYELİ
YMM · Bağımsız Denetim Ortağı