Nakit Havuzu Sisteminin Kambiyo ve Türk Vergi Mevzuatı Açısından Değerlendirilmesi

NAKİT HAVUZU SİSTEMİNİN KAMBİYO VE TÜRK VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

Erta Bağımsız Denetim ve YMM Ltd.Şti.

www.ertadenetim.com

İstanbul,02.11.2012

 

A-Nakit Havuzu Sistemi Nedir?

Nakit havuzu sistemi, grup şirketlerinin elinde bulunan fazla kaynakların tek bir havuzda toplanmasını ve ihtiyacı olan diğer grup şirketleri tarafından kullanılmasını sağlayan bir sistemdir.

Bu sayede firmalar, grup içindeki kaynakları kullanıldığından banka ve diğer kredi kuruluşlarından kredi kullanmak mecburiyetinden kalmamaktadır veya daha az kalmaktadır.

 B-Nakit Havuzu Sistemi Nasıl Çalışır?

Bu sistem başlıca iki şekilde işler,

1-Nakit Para Havuzu (cash pooling): Grup şirketlerinden birinde veya birkaçında oluşan nakit fazlasını, gruptaki nakte ihtiyacı olan diğer şirketlere kullandırılmasını amaçlayan bu yapıda, gruba dahil şirketler bir banka nezdinde birer hesap açarlar. Bu hesaplardan biri lider hesap durumundadır ve nakit havuzu anlaşmasında belirtilen bakiyelerin üzerindeki tutarlar bu hesaba aktarılır. Kredi kullanacak katılımcılar bu hesaptan ihtiyaçları olan krediyi çekerler.

Lider hesapta para kalmadığında banka gerekli miktarı bu hesaba aktarır yani bu hesaba kredi açar. Hesaplardan aktarılacak tutar bakiye sıfır olacak şekilde veya önceden kararlaştırılan minimum bir bakiye kalacak şekilde olur.

2-Sanal Nakit Havuzunda ise (notional pooling), diğer yöntemde olduğu gibi bir lider hesap olmakla birlikte, hesaplar arasında fiziki nakit aktarımı yoktur. Katılımcıların hesabı, bütün katılımcıların bakiyeleri dikkate alınarak sanal bir netleşmeye tabi tutulmakta ve fon akışı hesaplar arası bir nakit aktarımı olmadan sağlanmaktadır. Toplamda nakit açığı varsa bu fonlama banka tarafından karşılanmakta ve karşılığında gruptan faiz almaktadır. Alınan faiz kredi kullanan hesaplara yansıtılmaktadır.

İki yöntem arasındaki en dikkat çeken fark, ilk yöntemde grup şirketlerin birbirlerini fonladıkları ve grup içi borç alacak ilişkileri yarattıkları açık iken, ikinci yöntemde bu ilişkinin varlığı tartışmalıdır.

C-Yabancı Ortaklı Türk Şirketlerinde Nakit Havuzu Sisteminin Kambiyo Mevzuatı Açısından İncelenmesi

Nakit havuzuna para gönderilmesi yurtdışına kredi kullandırılması, para alınması ise kredi kullanılması anlamına gelmektedir. Buna göre;

1-Öteden beri Türk şirketlerinin yurtdışından kredi kullanmasında herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.

2-Türk firmaların yurtdışına kredi kullandırması yasak iken, 28.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 32 sayılı Karara ilişkin  2008-32/34 sayılı Tebliğ ile Türkiye’de yerleşik kişilerce yurtdışındaki pay sahibi ortaklıklara, yurt dışındaki ana şirkete ve grup şirketlerine döviz veya Türk Lirası kredi açılabilmesine olanak tanınmıştır. 

Netice olarak, bu sisteme göre, Türkiye’de yerleşik firmanın nakit ihtiyacı olduğunda  bu havuzdan finanse edilmesi, Türkiye’deki firmada oluşacak nakit fazlasının da bu havuza gönderilmesi kambiyo mevzuatı açısından mümkün bulunmaktadır.

D-Yabancı Ortaklı Türk Şirketlerinde Nakit Havuzu Sisteminin Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından İncelenmesi

Türk vergi sistemi açısından bakıldığında, nakit havuzu sisteminin grup içi borçlanma olarak nitelendirilmesi ve vergisel sonuçlarının buna göre hesaplanması gerekmektedir.

1-5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun  13 ncü maddesine göre, kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunurlarsa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılmaktadır.  

Bir şirketin başka bir şirkete karşılıksız olarak kredi kullandırması veya fonlarını banka veya finans kuruluşlarına vermesi iktisadi ve ticari olarak normal değilse, nakit havuzundan kredi kullanan şirketinde kullandığı bu kredi için emsallere uygun bir faiz ödemesi veya kredi kullandırırsa da emsallere uygun bir faiz tahsil etmesi gerekmektedir. 

Türk şirketin yabancı grup şirketinden kullandığı kredi için hesaplanacak emsallere uygun faiz ödemesi üzerinden ise 5520 Sayılı KVK’nun 30. maddesine göre yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlar dışındaki her türlü kurum ve kuruluştan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden %10 oranında stopaj yapılması gerekmektedir . Yurtdışındaki grup şirketinin bulunduğu ülke ile Türkiye arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması varsa anlaşma hükmünün uygulanması gerekmektedir. 

Ayrıca ortaktan alınan kredi için ödenen faiz üzerinden %18 oranında sorumlu sıfatı ile KDV hesaplanıp ödenmesi gerekmektedir.

2-5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 nci maddesine göre, kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılmaktadır.

Nakit havuzu sistemi vasıtası ile yurtdışındaki grup şirketlerinden kullanılacak olan kredilerde örtülü sermaye şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü grup şirketinden kullanılan kredi öz sermayenin üç katını aşarsa örtülü sermaye üzerinden hesaplanan kur farkı hariç olmak üzere, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezrinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacaktır. Bu durumda yurtdışındaki grup şirketine kullanılan kredi için ödenen faiz ve benzeri ödemeler üzerinden %15 stopaj yapılması gerekebilecektir. Yurtdışındaki grup şirketinin bulunduğu ülke ile Türkiye arasında ÇVÖA varsa anlaşma hükümleri uygulanacaktır.

Yurt dışı grup şirketlerine (nakit havuzuna) kullandırılacak  kredilerin KDV’si  konusunda Büyük Mükellefler Vergi Dairesinin bir özelgesinde , devamlı kredi kullandırılıyor ise elde edilen gelirler %5 oranında Banka ve Sigorta Vergisine tabi tutulması gerektiğinden bahsedilmektedir.

Diğer bir konu da,  devamlı kredi verilmesi ödünç para verilmesi mevzuatına göre ikrazatçı sayılmakta.Bu işlem için hazine müsteşarlığından izin almak gerekecek mi? Bu konunun da araştırılması gerekir. 

Yararlanılan Kaynaklar

Cenk Orhan – Yabancı Ortaklı Türk Şirketleri Açısından Nakit Havuzu Sisteminin İncelenmesi (http://www.verginet.net/dtt/1/Nakit-Havuzu-07072008.aspx)

Zeki Kurtçu  – Sanal Nakit Havuzu (Notional Pooling) INFOMAG, Eylül 2008