Belediye Gelirlerinden Yol Harcamalarına Katılma Payı Hakkında Açıklamalar

Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

Erta Bağımsız Denetim ve YMM Ltd.Şti.

İstanbul,02.06.2012

(Bu makale, web sitemizde 2014 Makaleleri kısmında

güncellenmiştir)

 

BELEDİYE GELİRLERİNDEN YOL HARCAMALARINA KATILMA PAYI NEDİR NASIL HESAPLANIR TAHAKKUK VE TAHSİL EDİLİR

 

I-GİRİŞ

29 Mayıs 1981 gün ve 17354 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu 107 Madde ile birlikte ek ve geçici maddelerden oluşmaktadır.

Kanun, dört  kısma ayrılmıştır.

Birinci Kısım: Belediye Vergileri

İkinci Kısım: Belediye Harçları

Üçüncü Kısım: Harcamalara Katılma Payları

Dördüncü Kısım: Çeşitli Hükümler.

Buradan da görüleceği üzere, harcamalara katılma payı, belediye gelirleri arasında yer alan vergi ve harçların dışında bir nitelik taşımaktadır.

Bu makalemizin konusunu üçüncü kısımda yer alan Harcamalara Katılma Payları arasında yer alan Yol Harcamalarına Katılma Payı teşkil edecektir.

II-YOL HARCAMALARINA KATILMA PAYI NEDİR?

Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekilde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden[1] Yol Harcamalarına Katılma Payı alınır;

a) Yeni yol açılması;

b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi;

c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi;

d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi.

Yolların kaldırımlar da dahil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup harç payına konu teşkil etmez.

İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanır[2].

Aydın Bölge İdare Mahkemesinin 02.03.2011 gün ve E.2011/154, K.2011/234 sayılı kararıda;

“Davacının parselinin sadece cephe aldığı ve mecburen yararlandığı yolların harcamalarına katılması gerekirken, mahallenin tümü için yapılan masrafların bütünü esas alınarak yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denilmiştir.

III-HARCAMALARA KATILMA PAYININ HESAPLANMASI

a) Harcamalara katılma payları, bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır. Şu kadar ki yapılacak giderler peşin ödendiği takdirde bu paylar ilgililerden yüzde yirmibeş noksanı ile alınır. Ancak, bu tür hizmet giderleri Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç ve birim fiyatlara göre hesaplanan tutarları aşamaz.

Özel Devlet yardımları, karşılıksız fon tahsisleri, bu işler için yapılacak bağış ve yardımlar ve istimlak bedelleri giderler tutarından indirilir.

Harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin[3] yüzde 2’sini geçemez.

Harcamalara Katılma Payının hesaplanmasında, gayrimenkulün vergi değerinde tahakkuktan sonra meydana gelen değişiklikler nazara alınmaz[4].

Örnek,

Belediyenin yol harcaması tutarı 2.000.000 TL, yoldan faydalanan gayrimenkullerin vergi değerleri toplamı 40.000.000.- TL olsun. Bu durumda, 2.000.000 / 40.000.000 = 0.05 katılma payı oranı bulunur. Yola cephesi bulunan ve vergi değeri 200.000.- TL olan bir gayrimenkul sahibinin ödeyeceği katılım payı, 200.000 X 0.05 = 10.000 TL bulunulacaktır. Bu tutar, hiçbir şekilde vergi değerinin yüzde 2’sinden fazla olamayacağı için gayrimenkul sahibinden tahsil edilecek tutar  (200.000*%2=)4.000.- TL olacaktır.

b) Belediyelerin (3030 sayılı Kanunun uygulandığı şehirlerde hizmeti veren belediyelerin) görüşü alınmak suretiyle, Harcamalara Katılma paylarını 1/2’ye (peşin ödemede 1/3’e) kadar indirmeye, pay çeşitlerine göre farklılaştırma yapmaya, payların ödenecek miktarını birlikte veya pay çeşitlerine göre ayrı ayrı olmak üzere İçişleri Bakanlığınca bildirilecek son genel nüfus sayımı sonuçlarını da dikkate almak suretiyle ve belediyeler itibariyle tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir[5].

IV-PAYLARIN TAHAKKUK ŞEKLİ

Yol Harcamalarına Katılma Payı, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve yukarıda belirtilen hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, ibadet yerleri hakkında harcamalara katılma payı tahakkuku yapılmaz[6].

V-PAYLARIN TAHAKKUK ZAMANI

Harcamalara katılma paylarının tahakkuku, işler hangi ihale usulü ile yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılır.

Ancak, yapılacak yazılı tebliğ ile verilecek süre içinde ilgililerin harcamalara katılma paylarını peşin ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu paylar, kabule ilişkin yazılı başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde tahakkuk ettirilir[7].

Şu kadar ki, belediyenin çalışma programı uygulaması gereğince veya teknik zorunluluklar dolayısıyla kısım kısım inşa, tamir veya genişletme yapılması halinde, bitirilerek istifadeye açılmış olması şartı ile, katılma payının kısım kısım da tahakkuku mümkündür.İşin bitirilerek hizmete açılmış olduğu geçici kabulünün yapılması ile belirlenir[8].

VI-PAYLARIN İLANI

Hesaplanan paylar, mükelleflerin soyadları, adları, adresleri ve kendilerine isabet eden pay miktarını gösteren ve mahiyetlerine göre mahalle, cadde ve sokak itibariyle düzenlenecek tahakkuk cetvellerinin bir ay süre ile belediye ilan yerlerine asılması suretiyle ilan olunur.

Danıştay 9 ncu Daire 06.03.1990 gün ve E.1988/1916, K.1990/710 sayılı kararı,

“Katılma paylarına ait tahakkuk cetvellerinin bir ay süre ile belediyeye ait ilan yerinde asılmak suretiyle ilan edilmesi gerektiği .” şeklindedir.

Katılma payları tutarları mükelleflere ayrıca tebliğ olunur[9].

Danıştay 9.Dairesinin 14.02.2006 gün ve E . 2005/1831,  K. 2006/284 sayılı kararında,

“Davacı kurumdan ihtilaf konusu yol harcamalarına katılma payının tahakkuk safhası geçirilmeden doğrudan düzenlenen ödeme emri ile istenildiği anlaşıldığından 2464 sayılı Yasanın 90. maddesinde belirtilen hüküm karşısında düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmemiştir.” denilmiştir.

VII-PAYLARIN TAHSİL ŞEKLİ

Harcamalara katılma payları belediyelerce veya bunlara bağlı müesseselerce, payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda ve dört eşit taksitte, peşin ödemelerde tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur. Ancak, yukarıda yazılı ödeme sürelerini, ilgili belediyelerin teklifi üzerine, 5 yıla (peşin ödemelerde bir yıla) kadar uzatmaya ve buna göre taksit sürelerini tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulunca bu yetkinin kullanılması halinde, uzatılan ödeme süreleri için belediyeler, belediye meclislerinin kararı üzerine ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca alınan tecil faizi oranını aşmamak üzere faiz alabilirler.

Satış, hibe ve trampa gibi devir hallerinde ferağ sırasında o tarihe kadar ödenmemiş taksitler peşin olarak tahsil olunur.

Harcamalara katılma payına tabi gayrimenkullerin listesi belediyelerce ilgili tapu dairelerine bildirilir. Bu gayrimenkullerin satış, hibe ve trampaları halinde tapu dairesi payın tahsilini sağlamak üzere, belediyeyi haberdar eder ve pay ödenmedikçe intikal işlemi yapılmaz[10].

 Taksitlerin her yılın hangi ayında tahsil edileceği belediye meclislerince kararlaştırılarak mükelleflere duyurulur[11].

 VIII-KATILMA PAYLARI İLE İLGİLİ DİĞER HUSUSLAR

 Katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır[12].

 Buna göre;

 A-Vergi Usul Kanunu’nun Uygulanacak Hükümlerinden Bazıları:

 a-Tebliğ Hükümleri

 Katılma paylarının mükellefe tebliği, tebliğ yapılacak kimseler, posta ile tebliğ usulü,ilan yoluyla tebliğ usulüne göre yapılır (VUK Md.93-109),

 b-Zamanaşımı

 Katılma payları, doğduğu yılı takip eden 5 yıl içinde tarh ve tebliğ edilmez ise zamanaşımına uğrar(VUK.Md.114).

 c-Vergi Hatalarını Düzeltme

 Hesap hataları ve vergilendirme hataları düzeltme hükümlerine göre düzeltilir(VUK Md.116-126).

 d-Dava

 Harcamalara Katılma Payları ile ilgili itirazlar 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu hükümlerine göre çözümlenir[13]. İtiraz vergi mahkemesinde dava açmakla yapılır. Dava, katılma payının tebliğden itibaren 30 gün içinde açılır[14].

 B-Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Uygulanacak Hükümlerinden Bazıları

a-Gecikme Zammı

Vadesinde ödenmeyen katılma payları gecikme zammıyla birlikte ödenir(6183 sk.Md.51-53).

b-Ödeme Emri

Vadesinde ödenmeyen katılma payları için ödeme emri tebliğ edilir ve 7 gün içinde ödenmesi istenir (6183 sk.Md.55).

c-Haciz

Ödeme emrine rağmen ödenmeyen katılma paylarının takibi haciz yoluyla yapılır(6183 sk.Md.62)

d-Tahsil Zamanaşımı

Katılma payı,vadesinin rastladığı takvim yılını  takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar(6183 sk. Md.102).

IX-YOL HARCAMALARINA KATILMA PAYININ GİDER YAZILMA DURUMU

Belediyelerce yapılan harcama katılım payı bedellerinin gider olarak indirilebileceği konusunda Gelir Vergisi Kanunun 40 ıncı maddesinde herhangi bir hükme yer verilmemiş ise de, söz konusu katılma payları 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa istinaden ödenmesi zorunlu bir bedel olduğundan, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır[15].

X-SONUÇ

Belediye Gelirleri Kanunu’nun yol harcamalarına katılma payları Belediyeler tarafından uygulanırken kanun hükümlerine tam olarak uygulanmadığına zaman zaman rastlanmaktadır.Mükelleflerin de bu konuyu iyi bilmediklerinden yasal olmayan ödemelerle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Bu nedenle, konu  yukarda açıklanmaya çalışılmıştır.



[1] Sahip deyimi; gayrimenkulün malikini, varsa intifa hakkı sahibini veya tahsisli olduğu kamu kurum ve kuruluşunu, bunlar yoksa gayrimenkulü sahibi gibi kullananları ifade eder(2464 Sayılı Belediye Gelirleri kanunu Harcamalara Katılma Payları ile ilgili Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik,21.08.1981 gün ve 17435 sayılı R.G.).

[2]2464 sayılı  Belediye Gelirleri Kanunu Md.86

[3] Vergi Değeri;213 sayılı V.U.k.’nun 268 nci maddesine göre ,bina ve arazinin Emlak vergisi Kanunu’nun 29. Maddesine göre tespit edilen değerdir.

Emlak Vergisi Kanunu Madde 29

Vergi değeri;

a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,

b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,

Hesaplanan bedeldir.

Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.

 33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.

Vergi değerinin hesabında bin liraya, verginin hesaplanmasında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmaz.

Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.

[4] Agy  Md.21

[5] Agk Md.89

[6] Agk Md.90

[7] Agk. Md.90

[8] Agy.Md.7

[9] Agk.Md.92

[10] Agk.Md.93

[11] Agy.Md.Md.22

[12] Agk.Md.98

[13] Agy Md.25

[14] VUK Md.377 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun

[15] Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 26.01.2010 tarih ve B.07.1.GİB.04.99.16.01/01/2010/GVK-40/MUK 8 sayılı Özelgesi