Kanunlarında Belirtilen Süre Geçtikten Sonra Verilen Beyannameler Hakkında Yapılacak İşlemler

KANUNLARINDA BELİRTİLEN  SÜRE GEÇTİKTEN SONRA  VERİLEN  BEYANNAMELER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER[1]

 Erdoğdu ÖZ

Yeminli Mali Müşavir

 

I-GİRİŞ

Beyan esasına dayanan vergilerde, mükellefler veya vergi sorumluları beyannamelerini çeşitli nedenlerle zamanında vermedikleri çok sıkça görülen bir olaydır.

Beyannamelerin kanunlarında belirtilen süre geçtikten sonra verilmesi halinde, vergi kanunlarınca  yapılacak işlemler inceleme konumuzu oluşturmaktadır.

Konu incelenirken Vergi Usul Kanunu’ndaki hükümler ve Genel Tebliğler esas alınmıştır. Vergi beyannamelerinin büyük bir kısmının elektronik ortamda verilme mecburiyeti vardır. Yazımızda elektronik beyanname verilmesi ile ilgili hususlar da incelenecektir. 

II-BEYANNAMENİN GEÇ VERİLMESİNDE YAPILACAK İŞLEMLER

A-Beyannamenin Kendiliğinden Verilmesi

a-Vergi İncelenmesine Başlanılmadan ve Takdir Komisyonuna Sevkten Önce Beyanname Verilmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanununun  re’sen vergi tarhı ile ilgili 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 1 nolu bendinde, vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi  re’sen tarh nedeni sayılmıştır. Aynı maddenin 4 üncü fıkrasında ise “ Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerde gösterdikleri matrah üzerinden re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.” denilmektedir.

Diğer taraftan, aynı kanunun vergi ziyaı suçu ve cezası ile ilgili 344 üncü maddesinde” Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

Vergi ziyaı suçu işleyenlere, vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan verginin bir katıdır.  

Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza 3 kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.

Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler[2] hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, beyannamenin süresinde verilmemesi, aynı zamanda Vergi Usul Kanununun 352/I-1 inci maddesi gereğince usulsüzlük cezasını gerektirir[3]. Bu fiil, re’sen takdiri gerektirirse usulsüzlük cezası iki kat uygulanır[4]. Aynı kanunun 336 ncı maddesi hükmüne göre de, cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.

Bu hükümlerden anlaşıldığına göre, vergi incelenmesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden önce verilen beyannamelerde yer alan vergiler için vergi ziyaı suçu ve usulsüzlük suçu oluşmuştur. Vergi ziyaı cezası,  verginin % 50’ sidir. Usulsüzlük cezası ise, her ne kadar beyanname takdir komisyonuna sevk edilmese dahi,  tarhiyat  re’sen takdiri gerektirdiğinden iki kat uygulanacaktır. Bu şekilde tespit edilen vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezası mukayese edilecektir. Bu suç için, miktar itibariyle hangisi ceza ağır ise o ceza kesilecektir.

Verilen beyannamede zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek  verginin bulunmaması halinde , yalnız birinci derece 2 kat usulsüzlük cezası kesilir.

Örnek.1

Serbest meslek erbabı olan B, 2011 Nisan dönemine ilişkin 23 Mayıs 2011 günü vermesi gereken muhtasar beyannameyi 15 Temmuz 2011 günü vermiştir. Ödenecek vergi 10.000 TL dır.

Vergi dairesi 10.000 TL vergiyi tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirecektir. Ayrıca, bir ay 16 gün süre geçtiğinden, ay kesirleri dikkate alınmayacağından bir aylık gecikme için, bir aylık gecikme zammı oranı[5] olan %1,4 oranındaki gecikme faizi hesaplanacaktır. Hesaplanan gecikme faizi (%1,4* 10.000 =) 140 TL  tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilecektir. Vergi ziyaı cezasına gelince, bu verginin % 50’ si 5.000 TL dır. Serbest meslek erbabının beyannameyi geç vermesi fiili nedeniyle kesilecek usulsüzlük cezası 60 TL [6]dır. Bu ceza iki kat uygulandığında 120 TL olacaktır. Bu miktar, vergi ziyaı cezası olan 5.000 Tl dan az olduğu için 5.000 TL  vergi ziyaı cezası uygulanacaktır. Bu ceza vergi/ceza ihbarnamesi ile tebliğ edilecektir.

Örnek 2

II. sınıf tüccar olan C, 2010 Şubat dönemine ilişkin 24 Mart 2011 tarihinde vermesi gereken KDV beyannamesini 08 Nisan 2011 günü vergi dairesine vermiştir. Beyannamesinde ödenecek KDV bulunmamaktadır.

Vergi dairesi bu beyannameyi aldığında tahakkuk fişini düzenleyecektir. Ödenecek vergi yoktur. Ödenecek vergi yoksa vergi ziyaı cezası da yoktur. Gecikme faizi de uygulanmaz. Bu durumda sadece usulsüzlük cezası uygulanacaktır. Düzenlenecek Veri/ceza ihbarnamesi ile istenilecek  usulsüzlük cezası[7] 30 TL  iki kat uygulanarak 60 TLdır.

b-Vergi İncelemesi Başlandıktan ve Takdir Komisyonuna Sevkten Sonra Beyanname Verilmesis

Geç verilen beyannamenin incelemeye başlanıldıktan veya matrah takdiri için takdir komisyonuna sevkten sonra verilmesi halinde, vergi ve gecikme faizi için tahakkuk fişi düzenlenecektir. Ceza için ceza ihbarnamesi düzenlenecektir. Vergi ziyaı cezasında esas alınacak oran, verginin bir kartı olacaktır. Ayrıca, inceleme sonucuna veya takdir komisyonu kararına göre ek bir matrah veya vergi çıkarsa re’sen gerekli tarhiyat yapılacaktır.

B-Beyannamenin Pişmanlıkla Verilmesi 

a-Pişmanlıkla Verilen Beyannamede Ödenecek Vergi Bulunması

Kanuni süresi içerisinde verilmeyen beyannamenin Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesi gereğince pişmanlıkla verilmesi ve pişmanlık şartlarının yerine getirilmesi halinde, vergi ziyaı cezası uygulanmaz.

Pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için;

-Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi makama dilekçe ile veya sözlü beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması,

-Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelenmesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması,

-Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde verilmesi,

Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi, gerekmektedir.

Bu hükümlere göre, kanuni süresi geçtikten sonra pişmanlık talebi ile beyanname verilmesi ve  pişmanlık şartlarına uyulması halinde, bu beyanname üzerine, tahakkuk eden vergi için vergi ziyaı cezası kesilmeyecek, ancak yukarıda belirtilen oranda pişmanlık zammı hesaplanacaktır.

Ayrıca; söz konusu beyannamenin süresinde verilmemesinden dolayı da, aynı kanunun 352/I-1 inci maddesi gereğince sadece bir kat birinci derece usulsüzlük cezası kesilecektir.

Pişmanlıkla verilen beyanname süresinde verilen beyannameye ek olarak verilmesi halinde, daha önce beyanname verildiğinden usulsüzlük cezası kesilmez.

Beyannamenin pişmanlık talebiyle verilerek, bu talebin kabul edilmesinden sonra pişmanlık şartlarının ihlal edilmesi halinde ise, bu beyannameye istinaden hesaplanan ödenecek vergi için kesilecek vergi ziyaı cezası esas alınarak, birinci derece iki kat usulsüzlük cezası ile mukayese edilecek ve miktar itibariyle ağır olanı kesilecektir.

b-Pişmanlıkla Verilecek Beyannamede Ödenecek Vergi Bulunmaması

Pişmanlık talebiyle verilen beyannamede çeşitli nedenlerle matrah yoksa veya ödenecek vergi çıkmıyorsa bu beyannamelerin pişmanlıkla verilmesini Vergi İdaresi kabul etmemektedir.

Maliye Bakanlığı, 238 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde[8], pişmanlıkla verilen ancak, ödenecek vergi bulunmayan beyannamelerle ilgili olarak “Pişmanlık talebiyle verilen beyannamede zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek verginin bulunmaması halinde, pişmanlık talebi kabul edilmeyecek ve bu beyannameler için de yalnızca birinci derece iki kat usulsüzlük cezası kesilecektir. Ancak, gerek görülmesi halinde, bu mükellefler nezdinde inceleme yaptırılabilecektir.” demiştir.

C-Süresinden Sonra Verilen Beyannameye Ek Olarak Düzeltme Beyannamesi Verilmesi

Kanuni süre içinde beyannamenin verilmesinden sonra gerek kendiliğinden gerekse pişmanlık talebiyle verilip pişmanlık hükümlerinin ihlal edildiği ek beyannameler için usulsüzlük cezası kesilmeyecek, beyan dışı bırakılan matrah kısmı veya vergi farkı için vergi ziyaı cezası kesilecektir.

Ancak, kanuni süre içinde veya kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen ve matrah azaltıcı nitelikte olan ek beyannameler için hiçbir işlem yapılmaksızın incelemeye sevkedilecek ve inceleme sonucuna göre işlem yapılacaktır.

Kanuni süre geçtikten sonra verilen beyannamelere istinaden hesaplanan vergiler için tahakkuk fişi, cezalar için ihbarname düzenlenecek; tahakkuk eden vergi için de ayrıca Vergi Usul Kanununun 112. maddesine göre gecikme faizi hesaplanacaktır.

D-Süresinden Sonra Elektronik Ortamda  Beyanname Verilmesi

Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen beyannamelerin kanunî süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilecek olan ve mükellefiyet durumuna göre Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılan özel usulsüzlük cezaları; beyannamenin elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan başlayarak birinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bunu takip eden ikinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanacaktır[9].

Kesilecek olan cezalar 2011 yılında; 1-Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı için 1.070 TL, 2-İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 530 TL, 3-Bunlar dışında kalanlar için 260 TL’dir.

Elektronik ortamda beyanname verme mecburiyetine uymayanlara Mükerrer 355 nci maddeye göre özel usulsüzlük cezası kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.

III-SONUÇ

Kanunlarında belirtilen sürede verilmeyen beyannameler hakkında yapılacak işlemler yukarıda açıklanmıştır. Genellikle beyannameler elektronik ortamda verilmekle birlikte kağıt ortamında da verilen beyannameler bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu hükümleri hem elektronik ortamda ve hem de kağıt ortamında verilen beyannamelere uygulanmaktadır. Elektronik ortamda verilen beyannamelere yukarıda açıklandığı üzere özel usulsüzlük cezası da uygulanabilmektedir.

 

 

 



[1] Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog adlı derginin Haziran 1999 (Sayı:134) sayısında bu isimde yayınlanan makalemin güncellenmiş şeklidir.

[2] İncelemeye başlandığının tutanakla tespit edilmesi veya  inceleme dairede yapılacaksa, davet yazısının mükellefe tebliğ edilmiş olması gerekir. Takdir komisyonuna sevk edilmiş  sayılması için ise, takdire sevk fişinin takdir komisyonu kayıtlarına girmiş olması gerekir.

[3] Usulsüzlük cezası, Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesinde belirtilen derecelere ve bu kanuna bağlı cetvelde yazılı mükellef gruplarına göre vergilendirilir.

[4] Vergi Usul Kanunu Madde 352/ 1 fıkra.

[5] 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesince verilen yetkiye göre Bakanlar Kurulu 2010/965 sayılı kararıyla  19.10.2010 tarihinden itibaren gecikme zammı oranını  her ay için ayrı ayrı % 1,40 olarak tespit etmiştir. Aynı maddeye göre hesaplanan gecikme zammı 1 TL dan aşağı olamamaktadır.

[6] Serbest meslek erbabının I. Derece usulsüzlük cezası ,2011 yılı için 402 nolu VUK Genel Tebliği ile 60 TL olarak belirlenmiştir.

[7] a.g. 402 Sayılı VUK Genel Tebliği

[8] 2.3.1995 gün ve 22218 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.

[9] VUK Mükerrer Madde 355, VUK Genel Tebliğ 400